Faşizme karşı omuz omuza!
Saray rejiminin İBB’yi hedef alan son siyasi operasyonu hiç kuşku yok ki faşizmin kurumsallaşması açısından kader anı denebilecek bir hamledir. Bu hamleyle hukuki ve meşru bir zeminde iktidar değişimi olanağının
Saray rejiminin İBB’yi hedef alan son siyasi operasyonu hiç kuşku yok ki faşizmin kurumsallaşması açısından kader anı denebilecek bir hamledir. Bu hamleyle hukuki ve meşru bir zeminde iktidar değişimi olanağının
Saray Rejimi, faşist rejimin kurumsallaşmasında ileriye doğru bir hamle daha atarak halkın seçme seçilme hakkını askıya alma kararlılığını ortaya koydu. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının üniversite senatosu tarafından geçersiz
Gazze’de ateşkesi tek taraflı olarak ilga ederek katliamına yeniden başlayan İsrail, bir gecede 400 kişiyi öldürdü. Gazzelilere evlerini terk etmeleri, aksi takdirde katledilecekleri yönünde çağrılar yapılıyor. Siyonist işgal devleti, Gazze’de
16 Mart 1988’de Halepçe’de Kürt halkı, Saddam rejiminin kimyasal saldırılarıyla acımasızca katledildi. Bu korkunç olay, Kürt halkına yönelik bir soykırım olarak tarihe geçti. Bugün ise Suriye’de cihatçı HTŞ çeteleri binlerce
12 Mart 1995’te Gazi Mahallesi’nde bir kahvehanenin taranmasıyla başlayan saldırılar 15 Mart’a kadar Gazi’de ve 1 Mayıs Mahallesi’nde toplam 22 kişinin öldüğü bir katliama dönüştü. Kontrgerilla tarafından organize edilen bir
Asgari ücretin 22 bin lira olarak belirlenmesiyle milyonlarca emekçi açlığa mahkûm edilmiştir. Asgari ücret daha emekçilerin eline geçmeden 22 bin 131 TL olarak açıklanan açlık sınırının altında kalmıştır. Emeklilerin GSMH’dan
Saray rejimi halkın seçme seçilme hakkını ayaklar altına almaya devam ediyor. Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanması sonrasında Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik operasyon da halkın iradesine yönelik darbe girişimidir. Benzer biçimde İstanbul Barosu
Kürt Sorunu bağlamında yaşanan gelişmeleri değerlendirdiğimizde öncelikle Çökertme Planı’yla dayatılan yok etme konseptinin yenilgisinin, planı hayata geçirenler tarafından kabulünü görüyoruz. 2014-2015 sonrasında iktidar bloğu içindeki ve dışındaki kanatların uzlaşısıyla hayata
SODAP kurucu üyemiz ve Dem Parti Emekten Sorumlu Eş Başkan Yardımcısı Sevtap Akdağ yoldaşımız sudan gerekçelerle tutuklandı. Sevtap Akdağ’a yönelik bu saldırı devrimci demokrasi güçlerinin barış mücadelesini, emekçilerin insanca yaşanacak
10 Ekim Katliamı, Suruç’la beraber Saray Rejimi’nin kurucu eylemleridir. Anayasası, Çökertme Planı olan bu rejimin temeli tarihimizin en korkunç kan banyolarına dayanmaktadır. 2013-2015 Gezi-Kobane momentinde ortaya çıkan devrimci demokrasi olanağı