Fransa halkı, liseli öğrencilerin yaklaşık bir aydır sürdürdüğü direnişi işçilerin de yoğun katılımıyla 17 Ekim’de yeni bir boyuta tırmandırdı. Fransa halkının Fransızca konuşmaya başlaması en az 250 yıldır egemenler için korku; işçiler, gençler, kadınlar ve ezilen halklar açısından umut kaynağıdır. Açılan yoldan Arnavut, İtalyan, Belçikalı ve diğer uluslardan on binlerce emekçinin isyan fitilini ateşlemesi tesadüf olamaz.
Fransa’dan başlayarak Eski Dünya’da yaygınlaşan direniş; insanlığa yıkımdan, ölümden ve talandan başka bir vaadi kalmamış kapitalizmin karşısında ırkçı faşist istismarcıların da alternatifi olabilecek bir 21. yüzyıl sosyalizmi ufkunun gerçek potansiyelini ortaya koyuyor. Finans kapitalin, tekno-oligarkların servetleri akıl almaz boyutlara ulaşırken halkın yararlandığı günlük kamusal hizmetlerin giderek niteliksizleşmesi ya da açıkça yok edilmesi, ayağa kalkan onurlu öfke tarafından açıkça reddediliyor.
Silahlanma yarışına girişen AB emperyalizminin temsilcileri, halkın gırtlağından kıstıklarıyla ordulaşma telaşında. Halk ekmeği, geleceği ve insanca bir yaşam ayağa kalkıyor. Irkçı faşistlerin sorumlu olarak işaret ettiği göçmen işçiler Marseillaise eşliğinde sınıf kardeşleriyle birlikte ülkelerinin geleceğine sahip çıkıyor.
Halkın öfkesini faşizmlerinin gerekçesi haline getirmek isteyenler neoliberal terör karşısında milyonlarca insanın hayatlarının nasıl cehenneme çevrildiğinden habersiz midir? Sokaklardaki şiddetin temel kaynağının ölçüsüz polis saldırganlığı olduğu neden saklanmak istenmektedir? Rüzgâr ekenler fırtına biçeceklerinin farkında değil midir? Adaletin olmadığı yerde kıyametin er ya da geç kaçınılmaz olduğu insanlık tarihince yeterince sergilenmemiştir?
21. yüzyıl, yükselen kitle hareketlerinin hızlı geri çekilmelerle kurumsal kazanımları yeterince önemsemeyen doğasının kırılganlığını birçok kereler örnekledi. Bizler Fransa halkının engin mücadele deneyiminin bu zaafı aşma noktasında da özgün deneyimler ortaya koyacağına inanmak istiyoruz. Her isyan, devrimci örgütlenmeleri büyüterek ancak kendi ufkuna varabileceğinin ayırdında olmak zorundadır. İsyan bir oyuncak değildir.
Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) olarak Fransa halkının direnişini selamladığımızı; faşizme karşı özgürlükleri, kapitalizme karşı eşitliği ve adaleti, ırkçılığa karşı halkların kardeşliğini savunmakta omuz omuza olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.
Faşizme ve kapitalizme karşı yaşasın işçi sınıfının enternasyonalist birliği ve mücadelesi!