Saray rejiminin desteğiyle güç devşiren HTŞ çeteleri, ABD ve İsrail ile istihbarat anlaşması sonrası ilk iş Suriye’yi Alevilerin, Kürtlerin, Arapların ve Dürzilerin cehennemine çevirmektedir. Emperyalist merkezlerin müdahaleleriyle şekillenen bu saldırı hattı, halkların karşı karşıya getirilmesini hedeflemektedir.
ABD başta olmak üzere emperyalist güçler ve bölgesel ittifaklar tarafından desteklenen HTŞ, Suriye’nin siyasi inisiyatifini ele geçirme arayışı doğrultusunda Dürzileri, Alevileri ve Kürtleri hedef almaktadır. Halep’in Kürt mahalleleri Şêx Maqsud ve Eşrefiyê’ye dönük saldırılar bunun güncel örneğidir.
HTŞ’nin halklar nezdinde hiçbir meşruiyeti yoktur; cihatçı karakteri ve pratiğiyle yalnızca emperyalist planlara hizmet eden bir çetedir.
Bu saldırıları püskürtmenin yolu, Rojava’da Kürtlerin, Alevilerin, Arapların ve Dürzilerin ortak mücadelesini büyütmekten geçmektedir. Halkların düşmanlaştırılmasına, mezhepçi ve etnik kutuplaştırma politikalarına karşı dayanışmayı örgütlemek bugünün acil görevidir.
Bizler; Rojava’da halkların demokratik iradesiyle inşa edilen öz-yönetim deneyimlerinin, Ortadoğu halkları için tarihsel bir kazanım olduğunu biliyoruz. Bu deneyim; örgütlü halk gücüyle cihatçı çeteleri ve emperyalist müdahaleleri boşa düşürebilecek tek seçenektir.
Halkların ve inançların barış içinde yaşayacağı bir düzen, ancak ezilenlerin iktidarıyla kurulacak bir sosyalizmle mümkündür. Tüm devrimci güçleri, halkları HTŞ saldırılarına karşı Rojava’nın yanında yer almaya; dayanışmayı ve ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.